Motorin (Dizel/Mazot) Neden Benzinden Daha Pahalı Oldu?

Öncelikle, ismini son zamanlarda sıkça duyduğumuz Brent Petrol‘ün ne olduğundan kısaca bahsedelim; Kuzey Denizi’nden çıkarılan ve varili uluslararası standart kabul edilen bu ham petrol türü, ABD’deki NYMEX ile birlikte dünya çapında petrol fiyatlarının oluşmasında gösterge niteliğindedir.

Dizel motorlarda kullanılan mazotun (namıdiğer motorin), benzinden ne farkı olduğuna da kısaca değinelim. İkisi de ham petrolden elde edildiği için bulunabilirlik bakımından farkları yoktur. Mazot genellikle kamyon, tekne, iş makinesi,traktör gibi daha büyük motorlu araçlarda; benzin ise araba, motosiklet gibi küçük motorlu araçlarda kullanılır.

Bunun esas sebebi; mazotun sabit hızlarda, benzinin ise kısa zamanda artan hızlarda daha verimli olmasıdır. Ancak değişen teknolojiyle birlikte dizel motora sahip arabaların sayısı zamanla artmıştır.

Son 1 yılda mazot, Brent Petrol ve dolar ilişkisi epey karmaşık bir hal aldı.

  • Bundan 1 yıl önce Brent Petrol 73,08 dolar iken mazotun litresi 7,20 TL’ydi ve 1 dolar 8,60 TL’ydi.
  • Bugün ise Brent Petrol 119,68 dolara yükseldi. Mazotun litresi ortalama 30 TL oldu ve 1 dolar 17,32 TL’ye çıktı.
  • Yani 1 yıl içinde Brent Petrol’ün fiyatı %63,77 artarken mazotun fiyatı %316,5 arttı.
  • Petrolü satın almak için kullandığımız dolar ise %101,4 arttı.
  • Mazotun fiyatı dolar ve Brent Petrol’le eşdeğer bir şekilde yükselseydi şu anki fiyatının 23,75 TL olması gerekirdi. Peki aradaki bu makasın nedeni ne olabilir?

Uluslararası piyasalardaki fiyatlar ve Türkiye’deki üretim tesisleri, mazotun benzinden daha pahalı olmasını etkileyen sebeplerden.

Dünya genelinde mazot fiyatlarının yükselmesi ve bunun yanı sıra ülkemizdeki üretim tesislerinin, mazot arzını karşılayacak kadar yeterli olmaması fiyatların artmasına neden oluyor.

Küresel piyasalarda benzin arzı fazlası var. Buna ek olarak Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasında benzin üretim kapasitesi yüksek rafineriler var. Mazot üretimi, talebin karşısında yetersiz kalıyor ve sonuçta Türkiye ve bölgesinde mazotta arz açığı oluşuyor.

Petrol rafinerisindeki işlemlerden sonra tank yukarıdan aşağıya propan, gaz yağı, benzin, motorin ve daha ağırları sıralamasıyla dolar. Bunu belirleyen ise özgül ağırlıklarıdır. Burada elde edilen benzin, mazotun yaklaşık iki katıdır. Benzinin arzının mazottan daha yüksek olmasının sebebi budur.

Dizel motor teknolojisinin gelişmesiyle birlikte insanlar dizel arabalara yöneldi.

Bunun sonucunda Türkiye’de ve Avrupa genelinde dizel yakıt tüketimi arttı, benzin tüketimi azaldı. Bu yüzden Türkiye’deki ve Avrupa’daki rafineriler benzin fazlasını ne yapacaklarını düşünür oldu. Yani basit bir İktisada Giriş konusu örneği yaşanmakta; kıt olan malın fiyatı, daha hızlı ve daha fazla artıyor.

Aslında mazot her dönem benzine göre daha pahalı bir yakıttı ancak çoğu zaman tarım ve lojistikte kullanıldığı için devletler tarafından daha az vergi alınarak sübvanse edilirdi.

Cem Uzan’ın meşhur “Mazot 1 lira olacak!” sloganı da daha az vergi alınarak sübvanse etme vaadine dayanıyordu.

Şimdi sıfır vergiye rağmen bile “Mazot 10 lira olacak!” diyebilmek mümkün değil. Dizel yakıtlar binek araçlarda da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanınca devlet artık daha az vergi almamaya başladı çünkü benzinden aldığı vergilerde önemli bir azalma oldu. Mazot fiyatı da bu nedenle artış gösterdi.

Mazottaki büyük fiyat artışı, dizel ile çalışan araç sayısının 12 milyonun üzerinde olduğu ülkemizde ekonomiyi kötü etkiliyor.

Mazot pahalılaşırsa her şey pahalılaşır. Tarımda, lojistikte, enerji üretiminde, ulaşımda giderler artarsa arabası olmayan kişiler bile bundan etkilenir. Market, pazar, yolculuk, su, elektrik ve pek çok sektörde buna bağlı olarak fiyatlar artar.

Türkiye’de mazot fiyatlarının düşmesi için maliyetlerin de düşmesi gerekir.

Mazotun veya benzinin tüketiciye gelinceye kadar geçirdiği aşamaların maliyet kalemlerinin de düşmesi gerekir. Mesela rafineriden çıkınca tüketiciye ulaşması için taşınıyor. Rafineri, ayrıştırma için elektrik tüketiyor. İşçilik maliyeti, çevreyi korumaya dair bir takım çalışmaların maliyeti, petrolü ayrıştırmak için kullanılan çeşitli kimyasalların maliyetinin de düşmesi gerekir. Bütün bunlar düşmeden akaryakıtta tam bir gerileme beklenemez.

Fiyatların düşmesi için vergilerin de düşmesi gerekiyor. Alttaki grafik bize son 22 yılda bu vergilerin nasıl zıpladığını gösteriyor.

1980’de toplam vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin payı %37’ydi, bugün bu pay %65’e çıktı. Dünyada, tüketime yani dolaylı vergiler olan ÖTV ve KDV’ye bu kadar vergi koyan ülke çok az. Vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin payı AB ülkelerinde ortalama %45 oranında ancak bizde %70’e dayandı.

Bugün motorin ve benzinden alınan vergi neredeyse 7 ay önce pompa fiyatlarına yaklaştı. Bu nedenle benzin, mazot ve her türlü akaryakıttan alınan KDV ve ÖTV büyük oranda düşürülmeli, hatta bir süre sıfırlanmalı!

Kaynaklar: Kalkınma Ekonomisti H. Bartu Soral, Enerji Uzmanı Mehmet Kara, Global Petrol Prices, Bloomberg

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.