Arjantinli devrimci Che’nin oğlu anlattı… Babasının çantasındaki kitaplar… Nutuk var mıydı?

Hukuk eğitimi alan ve uzun yıllardır fotoğrafçılıkla uğraşan Camilo Guevara 2016 yılında İstanbul’a gelerek Bedri Baykam’ın sahibi olduğu Piramid Sanat’ta bir sergi açmıştı. TABÙ adını verdiği sergini ziyaret ettiğimde kendisi ile sohbet etmek imkanı yakalamıştım. Arjantinli devrimcinin oğlu ile elbette konumuz babası Che Guevara oldu.

ÇAĞIMIZIN EN KATIKSIZ İNSANI

Jean Paul Sartre’ın Che tanımı ile söze giriş yaptım. Sartre Che’yi “Çağımızın en katıksız insanı” olarak tanımlıyor dememle gözlerindeki haklı gururu gördüm. Babası Che’den olağanüstü bir insan diye bahsetti. Haklı gerekçeler uğruna savaştığı için bugün hala sembol bir isim olarak değerlendirildiğinin altını çizdi. Babasının kitapseverliği, şiire olan tutkusundan bahsetti. Hatta gerilla döneminde arkadaşlarının orman içinde patikalarda ilerlerken alçak sesle ezberlediği şiirleri mırıldandığını anlattı. Camilo Guevara da babası gibi şiir okumayı seviyordu. Che Araştırmalar Enstitüsü’ndeki görevi nedeniyle de en çok babası Che hakkındaki kitapları okuyordu.

ÇANTASINDA NUTUK VAR MIYDI

Che’nin Bolivya’da yakalandığında çantasında Atatürk’ün NUTUK kitabı çıktığı bir şehir efsanesi gibi konuşulur. Konuya açıklık getirecek en doğru kaynağı bulmuşken, doğruluk payını sordum. Konuya açıklık getiren Camilo “Babam yakalandığında sırt çantasına, Bolivya Ordusu el koydu. Bize eşyalarının belirli bir yerde korunduğunu söylediler. Bunun doğru olup, olmadığını bilmiyoruz. Bu konu hakkında kesin bir bilgimiz yok ama çantalardan çıkanlarla ilgili elimizde bir listemiz var ve Atatürk’ü Nutuk kitabı bu listede yok. O yüzden emin olamıyoruz.” diyerek cevap verdi ve ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk için “Atatürk, tüm dünya için son derece büyük bir öneme sahip. Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki, o harekete geçmeseydi bugün durum sadece Türkiye için değil, diğer bölgeler için de çok farklı olacaktı.” dedi.

DEVRİM TANIMI

Son olarak değinmek istediğim konu, bir devrimcinin oğlunun devrim tanımıydı. Camilo Guevara yine içtenlikle cevapladı. “Devrim, sosyal ve demokratik bir süreçtir. Halkın çoğunluğunun fikir birliği etmesi oranında, başarıya ulaşır. Devrim başarılıysa, süreç uzun olur. Çoğunluğun fedakarlık etmesini gerektirir. Çokça karşıtı ve düşmanı olur. Ve şimdiye kadar ki devrimler, diğer ülkelerin veya halkların karşı çıkmasına rağmen gerçekleşti. Devrimlere karşı olundu. Devrim çok büyük bir maceradır. Buna ihtiyaç duyan halk üzerinde de, çok büyük radikal, kesin, kökten değişimler gerektirir.”

Sohbetimiz bitmiş, bana ayrılan sürenin sonuna gelinmişti. Elini sıktım, kendisine teşekkür ettim ve sergiden ayrıldım. Camilo Guevara’nın ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Pınar Saraçoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.